Türkiye’nin İlk Maden Hukuku Sempozyumu AKÜ Ev Sahipliğinde Gerçekleştirildi

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Hukuk Fakültesi ve Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümünün ortaklaşa düzenledikleri “Maden Hukuku” sempozyumu 3-4 Ekim 2015 tarihlerinde Anemon Otel’de gerçekleştirildi.

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Sempozyum Düzenleme ve Yürütme Komitesi adına Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bahri Ersoy, madenciliğin her bakımdan dünyadaki en riskli mesleklerin başında geldiğini söyledi. Ersoy, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2013 yılı iş kazaları araştırma sonucuna göre madenciliğin iş kazası oranının en yüksek olduğu sektör olduğunu belirterek, “Yine Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) yayınladığı rakamlara göre Türkiye maden kazaları sıralamasında maalesef dünyada ilk sıralarda yer almaktadır” dedi. Türkiye’de son 31 yılda 14 büyük maden kazası yaşandığını ifade eden Ersoy, bu kazalarda toplamda 871 madencinin hayatını kaybettiğini kaydetti.

İlk madencilik kanunu 1901 yılında yürürlüğe girdi

Prof. Dr. Ersoy, zaman içerisinde gelişen teknolojinin gelişimine paralel olarak toplumların ihtiyaçlarının değiştiğini ve buna bağlı olarak da kanunlarda yeni düzenlemeler yapma ihtiyacının ortaya çıktığını belirttiği konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Madencilik ile ilgili ilk kanun Osmanlı İmparatorluğu döneminde ‘Taşocakları Nizamnamesi’ adıyla 1901 yılında yürürlüğe konmuş, Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra da epey uzun bir zaman (84 yıl) bu nizamname ile madencilik faaliyetleri yönetilmiştir. Daha sonra modern anlamda ilk kanun 3213 sayılı maden kanunu 1985 yılında yürürlüğe girmiştir. Bundan yaklaşık 30 yıl sonra 2004 yılında bu konun üzerinde ilk revizyon gerçekleştirilmiş, 6 yıl sonra 2010 yılında ikinci revizyon yapılmış ve en son revizyon ise geçen yıl Soma’da yaşadığımız elim madencilik kazası sonrası toplumdaki yoğun tartışmaların ardından 18 Mart 2015 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Dikkat edilirse değişim periyodu geçmişten günümüze hızla azalarak 30 yıldan 5 yıla düşmüştür. Bu kanuna ilişkin uygulama yönetmeliği de henüz yayımlanmamıştır. Bu yönetmelik yayımlanmış olsaydı sempozyumdaki bildiri sayısı muhtemelen daha fazla olacaktı.”

Ersoy, Türkiye’de ilk kez düzenlenen sempozyumda 32 bildiri sunulacağını da sözlerine ekledi.

Hukukta uzmanlaşma şart

Daha sonra söz alan Afyonkarahisar Barosu Başkanı Turgay Şahin, eğitim çalışmaları ve sempozyumlarda Afyonkarahisar’ın kavşak noktası haline geldiğini söyledi. Şahin, “Tıp Fakültesi’nin açılması ile üniversitenin halka dönük somut olarak faydalanabileceğimiz ayağına görmüştük. Hukuk Fakültesi açıldıktan sonra hukukçulara değerli katkısını görmüş olduk. Düzenlediği birçok eğitim çalışması ve bilimsel etkinlikle Hukuk Fakültesi gerçekten ilimizde özellikle biz hukukçular arasında yerini almış oldu” dedi. Şahin, Avukatlık Kanunu hazırlık komisyonunda görev aldığını belirterek, “Bizim en çok üzerinde durduğumuz şey artık avukatlığın ihtisas alanlarına bölünmesi gerektiği, artık avukatlığın genel alanında ifa edilemeyeceği yönündeydi. Bizim teklifimiz 6 ana branşa bölünmesi ve avukatların sadece bu alanlarda faaliyet gösterebilmesiydi. Böylece avukatların ve uygulamacıların belli alanlarda yoğunlaşması ve uzmanlık kazanmasıydı” diye konuştu. Şahin şöyle devam etti:

“Sadece avukatlar için değil hakimler ve bilirkişiler için de ihtisaslaşmasının büyük önemi var.  Artık hukuk genel kapsamlı herkesin her şeyi bilebileceği bir alan olmaktan çıktı. Maden hukuku, sağlık hukuku, spor hukuku gibi alanlar var. Şu anda cismani zararlar mahkemesi bir ihtisas mahkemesi kurulma aşamasında. Bu elbette maden hukukunu da doğrudan ilgilendiren bir saha olacak. Madenciliğin bir alanı da maden kazalarında meydana gelen tazminat hukukudur.”

Türkiye’de 2 trilyon doların üzerinde madene sahip

AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak ise toplumların gelişmişlik ve refah düzeylerinin doğal kaynakların etkin ve nitelikli kullanımıyla doğru orantılı olmasının madenciliğin insan ve toplum hayatında taşıdığı hayati önemi gösterdiğini kaydetti. Solak, “Ülkemizde madencilik alanında ilginin ve yatırımların arttığı bir vakıadır. Ancak son verilere göre 2 trilyon doların üzerinde bir maden varlığına sahip olan ülkemizde madenciliğin geliştirilmesi için yasal, idari, teknolojik ve ekonomik düzenlemeler yapılması elzem görünmektedir. Madencilik sektörünün önünü açacak en önemli düzenleme alanı ise maden hukuku olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi. Solak, Türkiye’nin maden kaynaklarının hemen hemen bir kıtanın kaynakları kadar çeşitli ve büyük olduğunu belirterek, “Her ne kadar ülkemizde bu alandaki çalışmalar nispeten yetersiz olsa da, bor, mermer, toryum gibi madenlerde Dünya’nın önemli rezervleri ülkemizde yer almaktadır. Krom, manyezit, , kömür, altın, gümüş gibi bazı endüstriyel hammaddelerin üretimi ve sahip olduğu rezerv bakımından da Dünya’nın söz sahibi ülkeleri arasında bulunmaktadır. Türkiye’nin son yapılan araştırmalara göre neredeyse 40’ın üzerinde maden çeşidine sahip olduğu tespit edilmiştir” diye konuştu.

Afyonkarahisar’ın sahip olduğu jeolojik yapı gereği çeşitli maden yatakları oluşumu için uygun bir ortam sunduğunu anlatan Solak şunları söyledi:

“Bu nedenle hem maden rezervleri, hem de maden çeşitliliği bakımından oldukça zengin bir ilimizdir. Mevcut yer altı kaynaklarından özellikle mermer, çimento hammaddeleri ve jeotermal kaynaklar il ekonomisinde sürükleyici sektörlerin başındadır. Bu bağlamda maden hukukuna ilişkin bu sempozyumun Türkiye’de ilk kez Afyon’da düzenleniyor olması da ayrı bir anlam ihtiva etmektedir.Üniversitemiz daha önce de örneğin, 2012 yılında 8. Uluslararası mermer ve doğal taş kongresine 2014 yılında ise 11. Bölgesel Kaya Mekaniği Sempozyumu olmak üzere benzer bilimsel toplantılara ev sahipliği yapmıştır. Bu gün ise maden hukuku sempozyumu ile madencilik alanında düzenlediğimiz bilimsel etkinliklere farklı bir boyut daha katmış olmaktayız.”

Açılış töreninde son olarak söz alan Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Dr. Adem Uslu ise madencilik konusunda iş güvenli ve çevre hassasiyetinin ön plana çıktığını belirtti. Uslu, “Altına hücum veya vahşi evre denilen geleneksel madencilik faaliyetlerinden sonra özellikle çevreye duyarlılığın gelişmesi ve bunun yanında iş güvenliği ile ilgili kaygıların artması, çalışanın işçi ve iş güvenliğinin madencilik faaliyetlerinde en önemli konularından biri haline gelmesi ile birlikte artık madencilik faaliyetlerinde çağdaş yaklaşım olarak ifade edebileceğimiz yeni bir evreye geçmiş bulunmaktayız. Bu yeni evrede madencilik faaliyetlerinde mutlaka gelişme aşamasında olan madencilik hukukunun çevreye duyarlı bunun yanında da çalışan hayatını, işçi güvenliğini ön plana alan bir yaklaşım ile dizayn edilmesi gerekiyor” dedi.

Afyonkarahisar’da madenciliğin üretim geçmişinin çok eskileri dayandığını ifade eden Uslu, şunları kaydetti:

“Bu anlamda madencilik ile ilgili önemli bir sempozyum olan Maden Hukuku konusunu 3 bin yıllık mermer üretimi ile mermer denince dünyada akla gelen ilk ülke olan İtalya’ya bile mermer ihracatı yapan bir şehir olan Afyonkarahisar’da Türkiye’de yapılan ilk sempozyumun yapılması son derece önemli buluyoruz. Afyonkarahisar’da 3 bin yılık Afyon beyazı ile markalaşmış bir mermercilik faaliyeti var. Maden mevzuatı açısından baktığımızda 2. grup madenler arasında yer alan bir maden kaynağımız. Yerin altında olana bütün değerlerin yerin üstüne çıkartılıp ekonomik değere kavuşturulması gerekiyor. Milli zenginliğin, ülkemizin zenginliğinin milletimizin ve insanımızın gelişimine hasredilmesi gerekiyor. Bu anlamda Türkiye’de ilk kez düzenlenen bu sempozyumla yasa yapıcıya, mevzuat düzenleyiciye başta TBMM olmak üzere ve diğer idari mevzuatları düzenleyecek olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Maden İşleri Genel Müdürlüğümüze yönlendirici olması açısından sempozyumda sunulacak olan bildirileri ve sempozyumun sonuçlarını son derece önemli buluyorum.”

Açılış konuşmalarının ardından AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak tarafından sempozyuma verdikleri destek nedeniyle DEMMER A.Ş. Mali Koordinatörü Ramazan Türkan’a plaket takdim etti.

İki gün sürecek olan sempozyumun ilk gününde “Madencilik ve Tarihsel Gelişimi”, “Madencilik Kanunudaki Güncel Gelişmeler”, “Madencilik Tekniği ve Rödovans Sözleşmeleri” başlıklı oturumlar gerçekleştirildi. Sempozyuma katılan bilim insanları, sempozyumun ikinci gününde de “Madenciliğin Temel Sorunları ve Çevre”, “İş Sağlığı ve Güvenliği”, “Kamu Hukuku Açısından Madencilik”, “Özel Hukuk Açısından Madencilik” konularında sunumlar yaptı.

Sempozyum açılış törenine Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Dr. Adem Uslu, Cumhuriyet Başsavcısı Bayram Eray, AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak,  Afyonkarahisar Baro Başkanı Turgay Şahin, Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Şafak Balı, Mühendislik Fakültesi  Dekanı Prof. Dr. Yılmaz İçağa, Teknoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yılmaz Yalçın,  İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Remzi Kaya, Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bahri Ersoy ile misafir bilim insanları ve öğretim üyeleri katıldı.

HIZLI ERİŞİM